Furkân  Suresi 12. Ayet Meali

Your browser doesn’t support HTML5 audio

إِذَا رَأَتْهُم مِّن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ سَمِعُوا۟ لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا
Türkçesi Kökü Arapçası
  • ne zaman ki
  • إِذَا
  • onları görünce
  • ر ا ي
  • رَأَتْهُمْ
  • مِنْ
  • bir yerden
  • ك و ن
  • مَكَانٍ
  • uzak
  • ب ع د
  • بَعِيدٍ
  • onlar işitirler
  • س م ع
  • سَمِعُوا
  • bunun
  • لَهَا
  • öfkesini
  • غ ي ظ
  • تَغَيُّظًا
  • ve homurtusunu
  • ز ف ر
  • وَزَفِيرًا
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Bu ateş onları uzak bir mesafeden görünce onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler.
  • Diyanet Vakfı: Cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerini görünce, onun öfkelenişini (müthiş kaynamasını) ve uğultusunu işitirler.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): O ateş onları uzak bir yerden gördüğü zaman, ona özgü bir hışımlanma ve uğultu duyarlar.
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Ki, cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerine görününce, onun bir hışımlanmasını (kaynamasını) ve uğultusunu işitirler.
  • Ali Fikri Yavuz: Öyle ki, bu ateş onları uzak bir yerden gördüğü vakit, onlar, bunun galeyan ve homurdanışını işitirler.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Ki onları gördüğü vakıt ona mahsus bir hışımlanma, bir zefîr işitirler
  • Fizilal-il Kuran: Bu ateş onları uzaktan görünce onun uğultusu ve öfkeli solumaları kulaklarına gelir.
  • Hasan Basri Çantay: O, kendilerini uzak bir yerden gördüğü zaman onlar bunun o müdhiş gazablanışını ve uğultusunu duyacaklardır.
  • İbni Kesir: Bu, kendilerine uzak bir yerden gözükünce onun kaynayışını ve uğultusunu duyacaklardır.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Onları uzak bir mekandan görünce onun için bir galeyan ve bir şiddetli ses işitirler.
  • Tefhim-ul Kuran: (Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.
  • Gaziantep Evden Eve Taşımacılık

    Sistemli Evden Eve Nakliyat

    antepevdenevetasimacilik.com