Ömer Nasuhi Bilmen: Yûnus  Suresi 18. Ayet Meali

  • وَيَعْبُدُونَ
  • مِنْ
  • دُونِ
  • اللّٰهِ
  • مَا
  • لَا
  • يَضُرُّهُمْ
  • وَلَا
  • يَنْفَعُهُمْ
  • وَيَقُولُونَ
  • هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
  • شُفَعَٓاؤُ۬نَا
  • عِنْدَ
  • اللّٰهِۜ
  • قُلْ
  • اَتُنَبِّؤُ۫نَ
  • اللّٰهَ
  • بِمَا
  • لَا
  • يَعْلَمُ
  • فِي
  • السَّمٰوَاتِ
  • وَلَا
  • فِي
  • الْاَرْضِۜ
  • سُبْحَانَهُ
  • وَتَعَالٰى
  • عَمَّا
  • يُشْرِكُونَ
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Ve onlar, Allah Teâlâ´nın gayrı, kendilerine ne mazarrat ve ne de menfaat veremiyecek olanlara ibadet ederler ve derler ki: «Bunlar Allah Teâlâ´nın yanında bizim şefaatçilerimizdir.» De ki: «Allah Teâlâ´ya ne göklerde ve ne de yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? O (Hâlik-ı Azîm) onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir, müteâlidir.»