Ali Fikri Yavuz: Âli İmrân  Suresi 167. Ayet Meali

  • وَلِيَعْلَمَ
  • الَّذ۪ينَ
  • نَافَقُواۚ
  • وَق۪يلَ
  • لَهُمْ
  • تَعَالَوْا
  • قَاتِلُوا
  • ف۪ي
  • سَب۪يلِ
  • اللّٰهِ
  • اَوِ
  • ادْفَعُواۜ
  • قَالُوا
  • لَوْ
  • نَعْلَمُ
  • قِتَالًا
  • لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ
  • هُمْ
  • لِلْكُفْرِ
  • يَوْمَئِذٍ
  • اَقْرَبُ
  • مِنْهُمْ
  • لِلْا۪يمَانِۚ
  • يَقُولُونَ
  • بِاَفْوَاهِهِمْ
  • مَا
  • لَيْسَ
  • ف۪ي
  • قُلُوبِهِمْۜ
  • وَاللّٰهُ
  • اَعْلَمُ
  • بِمَا
  • يَكْتُمُونَۚ
  • Ali Fikri Yavuz: Bir de münafıklık edenleri açığa vurmak içindi. Kendilerine: “-Gelin, Allah yolunda savaşın yahut üzerine olan düşman saldırışını önleyin”, denildiği zaman şöyle cevap verdiler: “- Biz savaş yapmayı bilseydik elbette arkanızdan gelirdik.” Onlar, o gün imandan çok küfre yakındılar, ağızlarıyla kalblerinde olmıyan şeyi söylüyorlardı. Allah onların gizlediği şeyi pek iyi bilir.